arac-deger-kaybi-avukat-dava-hesaplama-tazminatİlk konumuz, trafikte bulunan herkesin son dönemde sıklıkla duymaya başladığı araç değer kaybı meselesi olacak. Bu yazımızda kısaca araç değer kaybının ne olduğu, dikkat edilmesi gereken unsurların neler olduğu ve nasıl hesaplandığı üzerinde duracağız.

Araç değer kaybı, gerçekleşen bir trafik kazası sonucunda hasar gören aracın görmüş olduğu onarım işlemleri neticesinde ikinci el araç piyasasında yaşamış olduğu değer düşüklüğüne verilen genel isimdir. Bir trafik kazası sonucunda onarım gören her aracın değer kaybettiğini varsaymak mümkündür ancak bu araç değer kaybı bedeli nasıl ortaya konacak sorusu karşımıza çıkmaktadır.

Yargıtay’ın yerleşik içtihatları ile bir haksız fiil tazminatı olarak hukukumuzda yerini alan araç değer kaybı tazminatı gelişmiş ve nihayet günümüzde Trafik Sigortası Genel Şartlarında bir teminat çeşidi olarak yerini almıştır.

Gerçekleşen trafik kazasının öncelikle çift taraflı olması gerekmektedir. Tek taraflı trafik kazalarında araç değer kaybı tazminatı almak mümkün değildir. Başka bir ifade ile şahısların tek başlarına karıştıkları, karşılarında bir aracın bulunmadığı kazalarda araç değer kaybı tazminatı alınamaz. (Bunun istisnası olarak idarenin hizmet kusurundan kaynaklanan kazaları göstermek mümkündür.) Bununla birlikte gerçekleşen kazada sürücünün %100 yani tam kusurlu olmaması gerekmektedir. Hukukun en temel ilkesi olan herkes kendi kusurundan sorumludur prensibi doğrultusunda %100 kusurlu olan bir araç sahibi araç değer kaybı tazminatını talep edemeyecektir. Bunun dışında ortaya çıkan %75-50-25-0 kusursuzluk hallerinde kusur indirimi yapılarak araç değer kaybı tazminatı alınabilir.

Trafik Sigortası Genel Şartları ekinde yer alan araç değer kaybı esaslarına göre aracın onarım gören kısımlarının sökülüp-takılabilir plastik ya da cam aksam olmaması gerekmektedir. Örneğin plastik tampon, far, stop lambası değer kaybı hesaplamasına dahil edilmemektedir. Aracın mekanik aksamı da değer kaybı hesaplamasına girmemektedir. Araç değer kaybı hesaplamasında aracın iskeletinde bulunan çamurluk, kaput, kapı, bagaj kapağı, marşpiyel, şase gibi aksamlar hesaplanmaktadır. Araç değer kaybı hesaplamasında birçok parçanın hesaplama dışında bırakılması ciddi mağduriyetlere sebebiyet vermektedir. Bu hususta Danıştay’a birçok dava açılmış olsa da henüz bir sonuç elde edilmemiştir.

Değer kaybettiği iddiasında bulunulan aracın daha önceden aynı bölgeden kazasının olmaması başka bir ifade ile de eski bir kaza sonrasında onarım gören parçaların tekrar işlem görmemiş olması gerekmektedir. Bu düzenlemenin altında değer kaybının ilk kazadaki hasar sebebiyle gerçekleştiği, aracın aynı hasardan dolayı ikinci kez değer kaybedemeyeceği düşüncesi bulunmaktadır.

Genel Şartlara göre aracın 165.000 kilometreyi geçmemiş olması gerekmektedir. Hesaplamada 165.000 kilometre üzerindeki araçların değer kaybetmediği varsayılmaktadır. Aracın kilometresi ne kadar düşükçe aracın değer kaybı da o denli yükselmektedir. 0-15.000 kilometre arasında herhangi bir kilometre tenzili yapılmazken 15.000 ile 165.0000 kilometre arasındaki araçlarda denklemdeki her bir kilometre artışı sonuca olumsuz bir şekilde etki etmektedir.

Kazaya karışan aracın markası, modeli, piyasa rayici de değer kaybı hesaplamasında önem arz etmektedir. 2019 model ile 2016 model aynı marka ve benzer kilometrelerdeki araçların değer kaybı doğal olarak aynı çıkmamaktadır. Araç yeni oldukça ve piyasa rayici arttıkça değer kaybı da artacaktır.

Araç değer kaybı tazminatını talep edebilmek için kazanın oluşunun üstünden iki yılı geçmemesi gerekmektedir. Başka bir anlatımla iki yıllık zamanaşımı kural olarak mevcuttur. Örnek verecek olursak bu yazımızın yayınlanmış olduğu 15.03.2019 tarihinden iki yıl öncesine gittiğimizde 14.03.2017 tarihinden önce gerçekleşen trafik kazalarından kaynaklı olarak araç değer kaybı tazminatları zamanaşımına uğramış olacaktır.

Yarınki yazımızda araç değer kaybı tazminatının nasıl talep ve tahsil edileceği üzerinde duracağız. Esen kalın…

 

Bu köşe yazısı Gerçek Fethiye Gazetesi’nde 15.03.2019 tarihinde Av. Fatih Tahancı tarafından kaleme alınmıştır.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

WhatsApp chat WhatsApp Danışma - Başvuru Hattı